1 Haziran 2014 Pazar

slm cnm

Yazmayalı, düşünmeyeli kaç gün 
kaç gece
kaç kitap
kaç şarkı
kaç insan
kaç nöbet 
kaç hasta
kaç ölü
kaç sevinç
kaç üzüntü
geçmiş gitmiş.
düşüncelerim değişmiş, büyümüşüm,ölümleri gördükçe yaşamanın kıymetini anlamışım, ama bazende aptalmışım işte.
kitap okumayınca konuşmam sekiyo sanki duraksamalarım oluyo 
okumaya okumaya fazla düşünmeyi yazmayıda es geçmişim.
offff neler geçti neler. kaç ruh hali geldi girdi çıktı hayatımdan.
yine ayarsızlıklarım var hastalık hastası oldum geçen sürede reflüm peşimi bırakmadı sevmekten öldürebileceğim biri girdi hayatıma.
az önce ayaklarıma french çektim ve üzerine çorap giydim yine. ilginç bi şekilde çarpıntım var. sevgilime çok iyi davranıyorum bu aralar. şuralardan uzak kaldığım için pişman olduğumu anladım şuan. . zor mu geldi nedir ya nöbetten gelir gelmez malak gibi yatmaya gün içinde hiçbir iş yapmamaya yatakla 24 saat geçirmeye yemiş etmiş gibiyim be. şuan yaşam enerjimi bişey emiyo sanki başka bişey de gelmiyo aklıma bide sevgilim mesaj attı sonra yazıcam  inşallah. he bide konudan konuya atlamayı yazının akışını bozmayı unutmamışım biraz bok gibi oldu yazı ama neyse kimseye beğendirme derdim mi sankim hıh :/

17 Şubat 2013 Pazar

Nöbet çıkışıyım şuan acayip karnım aç ve uykum var. Sinirlerimde çok gergin demeden geçemicem. Resmen öküz gibi yemeyip içmeyip geldim oturdum bilgisayarın başına gerizekalı eski erkek arkadaşımı takip ediyorum. Takip ediyorum ama sevdiğimden değil .Hayır yani öyle bişey oldu ki ismiyle alakalı olmayan bi harf yazsam bile arama motoruna direk bu ve yağlı kafa sevgilisi çıkıyo. Fonda Gökhan Türkmenden aşk lazım şarkısı var. Derdime dert ekleniyo. Yalnızlığa alıştım sanırım.Biri girince hayatıma nasıl olucak ayrılıcakmıyım çocuk koca bi mal mı çıkıcak tipi acık yerinde olur mu beni anlar mı sonra bizim hastanedeki yemekler neden böyle kötü yeni defi olsa ne iyi olur hatta yeni ambulans gelsin reflüm azmasın şu ballı kentteki avm ye harika elbiseler gelsin hepsi benim olsun hatta  hatta ben ballıkente taşınayım falan filan diye bi konudan başka bi konuya atlamaya olan yeteneğimi ve doymak bilmeyen tarafımı çıkarıyorum ortaya. Kötüyüm galiba ben. Neyse fazla saçmalamadan kaçıyorum.

 

29 Ocak 2013 Salı

BEKLENEN 24LERR

Dırınınıııımmm. ben memur oldum ya:). şaka gibi valla bi seneye kadar bahtsız bedevi gibi ortalarda dolaşan ben o gerçek beyaz kazağımız var ya :)işte onun üzerimde bile hayalini zor kurduğum zamanlar şimdi  geride kaldı.
çok ballı bi kente atandım :) ay pardon onun huzur ve sokakları köpek dolu ilçesine dicektim :)
güzel eşyalı bi çatı katı buldum. yalnız yalnız takılıyorum. refakat nöbetlerimin ilkini merkez ikincisini kendi istasyonumda olucak şekilde tuttum. şimdi sıra üçüncüsünde sonrada haydi yavrum aslına. merkezde nöbet tutmak hem güzel hem değil.telsiz işi fena. sürekli kulağın orda bize mi yok abi değil falan filan çok oluyo her çısırtıda içimde bişeyler aktı ya:) eyy çömezlik sen nelere kaadirsin dedim :)yoğun bi istasyon olmasına rağmen haftasonu ve bizim şansımız itibariyle
24 ümüzü 6 vakayla kapattık.
sonra kendi istasyonuma geldi sıra. ne güzel insanlar var dedim ya. sen yenisin gel bunu yap.hah pis çömez tavrında kimse olmadı. 3 vaka oldu bitti herşey yolunda gitti :) bu arada 3 gün eğitimdeydim ballı kentte oldu bu eğitim. gidip gelmek zor olucak diye bi arkadaşimda kaldım o da çevre ilçeye atandı. iki senelik arkadaşım aslında ve onun yüreğinin güzelliğini ben bu 3 günlük eğitimde anladım.evini sofrasını açtı bana. ne kadar teşekkür etsem az... bide evrakların teslim ediliceği gün
benim çenemi çeken aynı istasyondaki iş arkadaşima teşekkür etmek istiyorum. navigasyon gibi çocuksun valla :)
benim bu huzur dolu tepede yalnızlık maceralarım çok olucak sanırım :) ilk zamanlar babam kaldı bi iki gün.
bana şu en kocaman 19 litrelik damacanalardan su aldık. babam bu suyu sen ancak bi senede bitirirsin dedi. doğru söylüyo aslında çünkü  arada su içmeyi unutuyorum. gitmeden önce bana bikaç şey tembih etti. bunların ilki şu damacanaya bi pompa al dedi.
ben hala alamadım o pompayı babacım. koca damacanadan kupaya su dökmeye  çalışıyorum. kolayda olmuyo he kola şisesi değil ki bu lıkır lıkır dökeyim uludağın zirvesinden geliyomuş ( acık reklam yapayım :)
sonraa eğer bimden ve şoktan beğenmediğin bişey olursa bi market varmış orda hersey bulunuyomuş ona gitmemi söyledi. gideyim bi vişne suyuyla markarna alayım dedim. vişne suyu yokmuş önce bi sinirlendim. altı üstü şöyle iyi bi marka vişne suyu istiyorum. yokmuş efem çünkü talep yokmuş. iyi dedim iyi! filiz marka makarna var mi dedim o da yok ! anacım bu nasıl market adını bile
hatılayamadığım bi markarna ve vişne suyu yerine kırmızı karışık meyvelerden oluşan sanki benim bu ballı kentimin bütün balını akıttıkları bi suyla döndüm eve.her sokak başı en az 3 köpekle karşılaştım. başımın derde girmemesi için herbiriyle kanka olmak
zorundayım. o yüzden benim bayatlayan kepek ekmeciklerimin hepsi size feda sayın huzurtepe köpekleri :)
ama herşey bi yana evde fena sıkılıyorum. tv izlemece arada depresyona girmece falan yuvarlanıyorum öyle. işin kötüsü televizyonda komik bişey falan yoksa yani acıklı bi dizi falansa hiç sesimi duymuyorum bi kötü oluyorum zaten ev ıssız. komık diziler olunca gülüyorum bi ses oluyo yani. ama yeni bişey yapıyorum bu aralar değişiklik olsun bi sesimi duyayım en azından diye o bet sesimle şarkı söylüyorum.
bu şuursuzluk ne kadar devam eder bilinmez ama durum vahim
.

SANA VE HORMONLARINA HAYATIM !

  Her yeni sevgili bana yaşadığım 'deja vu 'lar gibi geliyo. ama her biriniz birbirinizden öküzsünüz.

yalnız sonuncusu sinirden beni benden aldı.kendi kendine beni suçlu bulup  odundu lan bu kız diye sağda solda konuştuğundan eminim. şu odunluğumun tek sebebi sensin 'sayın bay ego' bu arada senin şu egonun tek sebebi zamanında senin özgüvenini tawan yaptıran yosmalar.
sen benim için uygundun aslında biliyo musun? çünkü aradığım çoğu özellik sende vardı.ama insan ayrılırken rengini belli eder derler ya çok doğru.. mesela çok küstah olabiliceni öğrendim. nedenini tam olarak burda açıklamıyım ama senin suratına avuç avuç 1 tl atmak isterdim. sana yazdığım satırlara yazık be!
ama benim kafaya hep sonradan dank ediyo ya ayrılalığım dediğin günden sonraki bi haftada bana tek bi mesaj atsaydın ya da
bana geri dönüceni duyursaydın sana o klavyemin tuşlarının hepsini kurban edip çatır çatır aşkımı yazardım ama atmadın işte
bi yandanda iyi oldu he senin nasıl biri olduğnu öğrendim. ama bi hafta sonra bi kız bulmanada ayrı kılım haberin ola.
zaten sen beni teorikte aldattında pratik bakımından bişey söyleyemicem.
ayrıca o yağlı kafalı sevgiline söylede saçını yıkasın fotoğraflarda acayip yağlı çıkıyo.
son bişey kızın son kullanma tarihine bakta seni miladım dolmadı daha diye kandırmasın. satırlarıma son verirken
geçenlerde bi müzik kanalında rap dinlemediğim halde şarkının teki dikkatimi çekti.
sevgili casanovalar aman taklaya gelmeyin :)




 
 
 
 

18 Mayıs 2012 Cuma

BAŞLIK NE OLSUN ONU BİLE BİLMİYORUM

Uzun zaman oldu yazmayalı. Gerçi ne yazıcamıda bilmiyorum ya neyse..
Aslında hemen hemen hergün girip şöyle bi bakıp çıkıyorum. Geçen gün bikaç yazımı sildim. Kalbimden neler geçmiş hepsini aktarmışım ' salak gibi !'
beni hayal kırıklığına uğratan bütün o gerizekalıların köküne kibrit suyu! Allahın belaları yaa!
Güzel şeyler yazmak istiyorum buraya ama bi batıllık oluştu bu gerizekalılar yüzünden. Ne zaman güzel bişey  yaşayıp yazsam  hoop bozuluyo.
Belki ben şuan sevdiğim insan hakkında yazı yazmak istiyorum. Belki uzun zamandan beri ilk defa bu kadar değerli olduğumu söylemek istiyorum.
Söyleyemiyorum ki.Korkuyorum yani. Bi buraya yazı yazınca bide telefon numaramı ya da tarifemle ilgili değişiklik yapınca herşey bozuluveriyo.
Neden ama? Hep o kendini dünyadaki tek mükemmel erkek sanan uyuzlar yüzünden. Siz öyle düşünedurun anacım benim karşıma öyle biri çıktıkiii sizin o bütün sözlerinizi yutturucak cinsten. Bak yine alttan alttan onun hakkında bişeyler yazıyorum.Uzatmıyım çünkü korkuyorum.Bide salak salak rüyalarımı basmayın yeni kız arkadaşlarınızla! Sevgilileriniz ellerinden tutup tutup hepiniz birden giriyosunuz rüyama.Ayyy pardon sizin olduğunuz rüya şekil değiştirip kabus olur bana. Artık bi rahat verinde sevgilimi göreyim rüyamda!

19 Nisan 2012 Perşembe

EN DEĞİŞİĞİMMM :)

Evvet efendiiiimmm...
Can sıkıntısından yazayım dedim ve bir baktım ki bizim odanın en değişik en ilginç kişisi gözüme ilişiverdi :)Benim en çok kavga ettiğim aylarca küs kaldığım ama aynı zamanda çok sevdiğim canım kankim :)Onun kadar değişik bi insan tanımadım ben.Hani abartıyorsun falan diyenler olursa diyorum gerçekten değişik.Onun beyni çok farklı şekilde algılamalar yapıyo =) Mesela işine yaramıcak hiç bişeyi hafızasına almıyo,işine yaramıcak isimleri öldürsen hatırlamaz aynı zamanda yüzleride... Ha isimleri hatırlayamadığı gibi bide uydurma olayı var o ayrı bi boyut tabi.Küçük sırlar dizisiyle acemi cadı dizisini karıştırıp ortaya 'Acemi sırlar' diye bi dizi çıkardı.Belki okurken hiç komik gelmeyebilir ama biz fena güldük:)Herşeyede hemen inanıverir benim bebeeem.Bu arada the secreti fena uygulayanlardan kalbi çok mu temizdir nedir. 
Değişik değişik şarkıları seviyo ya Musa-Gülşah ikilisini, Cankan grubu olsuuuunn :) böyle isyan dolu aşk dolu  şarkılar seviyo.Yemek anlayışıda çok ilginç.Bi gün yemekte soslu makarna çıktı.Sos dediğimde salça yani gitti onun üstüne limon sıktı öyle yedi:) cacık+mayonez kombinasyonu falan , işkembe,kellepaça çorbası olsun bayılır bunlara:)
Görende hanım hanımcık gayet normal biri olarak sanır:) ama içi beni dışı şu yazıyı okuyanları yakar :)
Bu kadar çok gülücük atıyorum ama boğazımda bişeyler düğümleniyo yazarken .Ne kadar çok çıkışıyosam sana ne kadar sinir ediyosam seni o kadarda çok seviyorum.Ama aynı zamanda aynı odayı paylaştığım iki arkadaşım daha var onlarıda bigün bloğuma konuk etmeyi düşünüyorum. Ben bizi çok özlicem sanırım.Bayan relax'ımı, kokoşumu , kankimi çok arıcam.Şu mezuniyet,ayrılma olaylarından falan hiç bahsetmek istemiyorum.Eminim ki yıl sonunda valizleri toplarken salya sümük anıra anıra ağlıcam... 


18 Nisan 2012 Çarşamba

NE ALAKA?

İlk erkek arkadaşım dikilmiş karşıma ne nişanlanması diyo. Ben her zamanki çirkefliğimle sanane okul bitti atandım ve sevdiğim insanla nişanlanıyorum hatta evlenicem diyorum.Sadece iki hafta çıktığım sırf can sıkıntısından takıldığım insan ardı ardına soruları sıralıyo bana . Ya gerçekten nasıl iki hafta geçirmişim ben onunla yaa... Adamı gözleriyle yiyodu mübarek! Hatta şunu hatırlıyorum bi doğum günü partisine gitmiştim.Bi cafede düzenleniyodu yani o günlüğüne kapatmışlardı cafeyi bu tutturmuş bende gelicem diyo. Ya gelme senin ne işin var davetli değilsin diyorum hala ısrar ediyo. Her neyse geldi bu foto çekilcez uzun bi masaya dizildik rahat bi yirmi kişi var herkes objektife bakıyo bu bana!Hatta biz ona tepegöz diyelim. lan baksana oraya bana neden bakıyosun !? bide o fotoları atmışlar facebook a millet gülümsemesini takmış suratına karşıya bakıyo bu dönmüş yüzünü bana ! Kim bilir millet nasıl dalga geçti yaa:( ha bide arkadaşım gelicek arkadaşım gelicek diyo ama haberi yok ki ben dayanamayıp ondan ayrıldıktan sonra  o gelicek arkadaşıyla tam bi buçuk yıl çıkıcam ve deliler gibi aşık olucam...
Neeeyyyse konu çok dağıldı gelip bana hesap sormasının nedeni işte o arkadaşıyla nişanlanıcak olmam.Nasıl kızgınım nasıl sinirliyim şu tepegöze! Arkadaşlarının yanındayken bana attığı saçma sapan mesajları, yolda karşılaştığımda arkamdan bakıp gülmeleri hepsi bi anda gözümde canlanıveriyo.! Nerden çıktın lanet olası diye saydıra saydıra geziyorum ortalıklarda. Tabi o da bana nutuk atıyo. Bu arada müstakbel nişanlım hiç beni takmıyo yaa! Bak eski kankin gelmiş bize laf söylüyo biraz umursa iki laf çarp diyorum neeerdee çevirip başını bakmıyo bile.
Ve en sonunda tepegöz banaaaa o kadar anlatmaya çalıştım dinlemedin ama herşeye rağmen hayat devam ediyo diyo ve pis pis sırıtarak elindeki telefonun devam yazan tuşuna basıyo. O anda benim uyandırma alarmı çalmaya başlıyo.Nasıl ya rüya mıymış bu şimdi? Çocuk devam tuşuna bastı benim uyandırma alarmı çalmaya başladı.Allahım bu nasıl bi rüyaydı ya gelip basmış benim rüyamı bide dalga geçiyo hayvan!
Şimdi o iki kişidende eser yok hayatımda bilinçaltım çok saçma şeyleri kaydetmiş çoooooooooooookkkk.

15 Nisan 2012 Pazar

DARLANDIM!

En sonunda şu vize zırvalığı bitti.Haftasonu eve gideyim bari dedim öylede yaptım.
Annemi babamı kardeşimi özlemişim.Ama şu kardeşim olucak şahsiyetle görüşünce iki dakikada özlemim gidiveriyo.Ne nalet ne nemrut bişey ya. Ama dışarıdan görenler maaşallaaaah ne hanım hanımcık kız a bak boyuda uzamış ablasını geçmiş demezler mi böyle git onlara.. neeeyse sevgili annecim ben geldim diye en sevdiğim yemekleri yapıyo işte efendime söyliiim sen otur kızım misafirsin bişeye dokunma falan diyo. Hep böyle bişeyler yapıp yedirmek peşinde ama olaya bak ki evde canım bişey istemiyo. Yurttaa aşeren karılar gibiyim evdede yok ben tokum durumları oluyo.Ama o var ya oooooooooo sanki beni hergün görüyomuşçasına sevgisiz.Ya ben anneme karşı çok hassaslaştım şu iki senedir falan. Annem hiçbişeye dokunmasın ben herşeyi yaparım modundayım evde. Gelgelelim bizim selpak kardeşim yani (küçükken buna amcamın kızı bu ismi taktı sonrada aşağı selpak yukarı selpak eğlendiler durdular) eline bişeyi sürmüyo. Yemek zamanı o masa hazırlanmaya başlasın bizimkinin tuvaleti gelir.Bu hep böyledir değişmez yani .Oturur masaya yer yer kalkar hiç bende topliyim falan demez.Diker totosunu bakar keyfine.Tamam çok kötü taraflarını söyledim ama yine şu üç günlük tatilimi mahvetti.Ama seviyorumda onu hatta severken öldürebilirim bile ama öyle kendini çokta sevdirtmezki iki öpsen ooff abla git başımdan der.Asi ergen nolucak!Hehe bide bu selpak hanımın klostrofobisi mi vardır nedir yaa karanlıkta kuytu köşede bi garip oluyo bu.Bazen tehdit etmiyoda değilim valla battaniyenin altına gömerim çıkarmam seni diye:) ya ben bazen çok kötü bi abla olabiliyorum yaa.Ama napıyım tek sebebi o.Çokta bağırılmaz çağırılmaz buna hanımım çok üzülünce bayılıyo herkes gayet hassas.Bendede hiç öyle şeyler olmaz domuz gibiyim maşallah.Oooooooohh önüne gelen bağırsın anam !
Onu bunu boşvereyim bende okul bitiyo yaa eve kesin dönüş yapıcam yakında ama en kısa zamanda atanırım inşallahta şu stresim biter.

1 Nisan 2012 Pazar

İÇ MESELESİ

Akıllanıyo muyum yoksa başka bişey midir bilemicem ama bu günlerde bişeylerden tam emin olmadan ilerlemek istemiyorum. İçimin ısınması lazım ama gidipte bana değer vermeyen abidik gubidik insanlarıda seçmiyo değilim. Gönül işte diyip geçsem dert geçmesem dert. Hani hep diyoruz ya ben sana değer veriyorum diye geçen günlerde bunu tam da açıklayan bi olay oldu. Biri bay ince diyelim adresimi öğrenip taa yurduma papatyalar göndermiş bide şemsiye. Ölürüm papatyalara zaten görüncede şok oldum. Gizli bi şekilde göndermiş bay ince ismini vermeyerek bende en olmıcak insanı düşündüm hediyeleri görünce. Ama ertesi gün gerçeği öğrendim gerçekten çok şaşırdım. Bay ince bloğumu yalayıp yutmuş dikilmiş karşıma. Evet beni anlayan biri var, demek istediklerimi doğrudan anlayan ama işte şu içimm ! İlk görüştüğüm anda içim ısınır çoğu insana ertesi gün ondan sonraki gün... sonraki gün hep görmek isterim ama olmadı işte o kadar inceliğe rağmen şu kalas tarafım tuttu.Tutmasın isterdim ama olmadı.
Şimdi sana tek diyebileceğim şey  çok teşekkürler  beni anladığın için sıfır sürprizli hayatımı şoka uğrattığın için. Kaydettim bu davranışını...

19 Mart 2012 Pazartesi

MİMMMLEŞELİİM:)

1) Kendini seviyor musun?
 Ruh halime göre değişen bişey bu . Kimi zaman kendimi takdir ederim kimi zamanda nefret.Kafama birine takınca ;) fukara sümüğü gibi yapışırım aynı o şekil kafama takarım her zaman olmuyo tabi bu :) ama benden kimseye zarar gelmezz.Şimdi çokta yanlış bi profil oluşmasın kafanızda mülayimimdir azcıkta:)

2)Yapmaktan hoşlandığın şeyler nelerdir?
 Kulaklıklarımı takıp o sesten midem bulanana kulaklarım ağrıyana kadar müzik dinlemek. Yemek yemek karnım acıkmasa bile:) Cinayet romanları okumak şizofrenik şizofrenik hikayeler falan :) ve canım arkadaşlarımla vakit geçirmek.

3) Hedeflerin nelerdir?
 Şuanlık tek hedefim paramedik olmak.Ama gerçekten donanımlı bi paramedik olmak. İlaçların etkilerini su gibi bilen bi paramedik olmak, bi vakaya anında pratik bi şekilde müdahale eden bi paramedik olmak.

4)Kendini bir  cümle ile anlatabilir misin?
 Bazen uyuzların efendisi ama iyi niyetli. Takıntılı ama zarar verici cinsten değil :) ( ay uyduruk mu oldu ne :)

5)Nefret ettiğin şeyler nelerdir?
  İnsanların bencilliklerinden nefret ediyorum! Verilen değere saygı göstermeyip tepene çıkanlardan nefret ediyorum! Adını bildiği halde aa senin adın neydi diyip saçmalayanları boğasım geliyo!İnsansan eğer empati yapıcaksın kardeşim ( ne dertliymişim be içimi döktüm:) daha varda şimdilik bunlardan bahsedeyim :)

6)Favori şarkıların, filmlerin,kitapların nelerdir?
 Bertuğ CEMİL'in yağmur şarkısına bayılırım.Ama kulağıma hoş gelen herşeyi dinlerim aslında.Filmlere gelince tabikiiii incir reçeli,siyah kuğu , yukarı bak ve ruhlar bölgesi. Aslında ben korku filmlerini çok severim hatta bikaç tane daha sevdiğim korku söyliyim ımmm zindan adası (umarım adını yanlış hatırlamıyorumdur) anneler günü, kanıma gir( ufff unuttum yaa! yarısını ) ama ruhlar bölgesi manyak film söylemiş olayım:) kitaplarda ruhlar dükkanı, alacakaranlık serisi,cankurtaran. Ya beynim durdu daha bir sürü vardı amaa!

7) İlham aldığın kişiler kimlerdir?
 Yok öyle biri :)

8) Death Note'u sen bulsaydın ne yapardın?
 Doğruyu söylemek gerekirse şuan netten baktım bu da nedir diye ölüm defteri dedi ürktüm valla :) pek anlamadım fakat benim psikopat bi tarafım vardır bunu da söylemeden edemicem :)

9 Mart 2012 Cuma

LANETLİ MİYİM BEN?

Elimi neye atsam bozuyorum. Bazı şeyler yolunda gitmiyo. Nankör olmak istemiyorum aslında insan şükretmeli haline ama bi talihsizlik hali kendimi bildim bileli var bende. Bu durum gözüme batmasın istiyorum ama sevgili kankicimin durumunu gördükçe bende bi sorun var diyorum.Manyak şanslı ya.Kız THE SECRET kitabını bi okudu üçüncü gözü açıldı mübarek!( tabi bundan mıdır bu şans bilemiyorum ) Odada aşağı secret yukarı secret herkes secret yapıyo. Hadi bende deniyim diyorum bi iki gün sürdürmeye çalışıyorum yok üçüncü gün benim  tepem atmış başlarım secretine diyip ortalarda söylenmeye başlıyorum. Aslında bana secret falan kar etmez yaa . Bana başka bişey lazım ama ne???
Bazı durumların pekte yolunda gitmediğini gördüğüm halde şu zaman denen illete bıraktığım an ipin ucunu elden kaçırmamak için sıkı sıkıya tutmam gerekiyor.Dümdüz bi çizgi yok arası boşluk ama sonra tekrar başlıyo çizgi. o aralığı doldurmam lazım. Söylemesi kadar yapmasıda kolay olsa keşke. Bu da benim talihsizliğimden kaynaklanıyo işte!

13 Şubat 2012 Pazartesi

DOĞA GEREĞİ

Şarkılaaar şarkılaarrr şarkılaarr... Neler neler anlatır bize dimi sevgilinden ayrılırsın bütün slov şarkılar sana yazılmıştır sanki her şarkıda birbirinizi bulursunuz, aşık olursun pembe gözlükleri takıp salak salak etrafa gülümserken en güzel melodileri duyarsın olmuyo mu bunlar ? Doğa gereği tabikide olması lazım peki ya o bana her seferinde ilginç gelen hangi ruh haliyle yazıldığını kestiremediğim şarkılarda ne? Adım adım hedefe yaklaşan hani...
- aşkıııımm baksana bana aşkııımmm
- şansım varsa ben ona talibiiim bi gel dese kapının önündeyim ( romantik bi şekilde algılayabilirsin ya sonrası ? ) gel gel gel güzelim gel hiç acımıycak ( höhh anasını ! )
- isteer kırılıp dökülelim ister yok olup dirilelim sevişmeden uyumayalım anlaşmadan ölmeyelim
- arabada beş evde on beş hoşunada giderse bendensiiin ( yorumsuz. nereye istersen oraya çek)
Zor bi meslek seçmişim bunu biçok kişinin ağzından duydum. Gerçektende öyle aslında. Şimdi fena stres içindeyim eminim sabah sabah bu illet beni saracak ve çeşitli fizyolojik etkiler yaratacak bende.Hani şöyle deriin bi nefes alıp ya da sayı sayıp sakinleşebilenlere hayranım desem abartmış olmam sanırım.Farklı bi yerde ilk staj günü!Fazla uzatmaya gerek yok eveeeettt şimdi sabahın en kör vaktinde kargalar bile b*kunu yememişken uyaan ve üç buçuk ataa ataa acil servise git bakalım. haa son bişey daha saağğğ eller havayaa enjektörler buraya :)

12 Şubat 2012 Pazar

NİCE NİCE NİCEEEE

    Evet bayan bana her türlü uyar, şuan yeni yaşının vermiş olduğu mutluluğu yaşıyorsun ve acaba ilk kim kutlayacak diye bekleyip duruyorsun.
    Ama eminim ki bu hediyeyi ömür boyu unutmayacaksın. Lisedeyken nerden bilebilirdik ki bu kadar samimi olacağımızı. o zamanlar bana hep soğuk, fazla konuşmayan, hatta fazla gülmeyen biri olarak gelirdin. Tahmin etmezdim yani senin gayet neşeli, yeri geldiğinde kahkahalarla gülen, çenesi bol, içten ve samimi bir insan olacağını.bu kadar iyi yönünden bahsetmişken birazda tembelliklerinden bahsetmeye ne dersin? Üşengeçlik ve zekayı bir araya getirip yeni yeni icatlar çıkarmayı başarabilen çevremdeki ender insanlardan birisin :) hatırlıyorum, yatağını düzeltmenin bile zor geldiği zamanlarda çeşitli teorilerle şöyle şöyle bi alet olsada şunu iki dakikada hallediverse dediğini defalarca duymuşumdur. Ve her seferinde vay be şu zekayı başka şeylerde kullansana demişimdir her zaman. :) ama her şey bu kadar mükemmel gitmiyor dimi ? Mesela seninle gayet şiddetli kavgalarımızı hatırlarım, sana sinir olduğum zamanları hatırlarım. En başta bayan bana her türlü uyar dedim ya işte o bayandan sonraki kısmada kızıyorum bazen. Hatırlıyo musun rus salatası yaptığımız günü :) gayet incelikli, kıvamında ve daha lezzetli yapmak varken yoğurdu biraz fazla kaçırdığımız zaman ooo farketmez bana her türlü uyar deyişin var ya beni çileden çıkarıyo. Bu tarz şeyler genelde yemek veya mekan konusunda oluyo :)
  Ama bu seni gerçekten sevdiğimi ve yüreğinin kocaman olduğunu değiştirmiyo. Yeni yaşın sana her zaman mutluluk ve huzur getirsin. Hiç ayrılmamamız dileğiyle...

7 Ocak 2012 Cumartesi

AĞIR ÇEKİM

     Şimdi  lise dönemime gitmek istedim bi an. Tam lise bir… yaa nasıl bi tipti o şimdi gerçekleri konuşalım o dönemlerde çoğu kişide vardır hafif bi sümsüklükJ korkaklıkJ ya da benim tanıdığım çoğu kişide vardı diyeyim bende dahilJ  yeni bir okula adapte olmak zordur ve o zorluğun tamda içindeydim işte. Gitmek istemezdim okula hele yağmurlu günler bana her zaman  eziyet gibi gelirdi. Ben evimi ocağımı, yuvamın sıcağını, annemin o güzel kucağını bırakıp okula gidiyorum ve arabanın teki gelip banaaaa ….( bu arada Ferhat Göçer’e de selamlar J) Neyse baştan başlayayım anlatmaya.
   Yine o günlerden biriydi yağmur sonrası her yer su birikintisiyle doluydu ve hava her zamanki gibi nemiyle beni ve saçlarımı çıldırtmaya devam ediyordu. Otobüsten inip diğer otobüse bineceğim durağa doğru ilerliyordum. Şimdi aklıma o günlerdeki halim geldi saçların önü kahkül  bi tarafa yatırılmış ama nasıl bişeydi ya o saç kütlesi mübarekJ etek diz hizasında tabi daha birinci sınıfız ya gereklerine uymak lazım. Heer neyse  karşıya geçmek için ağır ağır yaklaştım yola . Sol tarafımda bi su birikintisi vardı ama aklıma da gelmişti yani bi şeyler olacağı. İçimden umarım biri bana su falan sıçratmaz diyordum. Bu arada kahretsin ki trafikte fena yoğundu bir centilmen durayımda şu kıza yol vereyim demedi tabi o tiple ben bile kendime yol vermezdim Jsabırla hala bekliyordum karşıya geçmeyi ve şimdiye kadarda kimse o çukurun içine girip o büyük hatayı yapmadı ya korkularım azalıyordu derkeeeeeeeeeeeeennnnn… lanet olası arabanın teki biliyorum ki BİLEREK o çukurun içine girdi ve benim o bemmbeyaz çorabıma çapçamurlu suyu sıçrattı. İşte o anda her şey ağır çekimdeydi hani filmlerde dizilerde bi kamera oyuncunun şöyle bi etrafında dolaşıp önünü arkasını çeker ya aynen öyle oldu. Ne yapacağımı bilemedim ama karşıdaki duraktaki kızın bana güldüğünü gayet net görebiliyordum.
   Ahh adını ve plakanı bilmediğim şahsiyet bana o gün o çamurlu suyu sıçrattın ya şanssızlığımın miladı oldun!

4 Ocak 2012 Çarşamba

İtiraf  etmeliyim eğer 20 yaşındaysanız ve aşık değilseniz hayat gerçekten güzel olabiliyor. :) 

EKSİK HAYAT

     Tek tek bir araya getiriyorum seni. O samimiyetinin ardındaki göremiyorum sahteliği. Nasıl uğraş veriyorum senin sevgini görebilmek için bir bilsen. Arıyorum  saatlerce, günlerce…
    Kafamda nasıl başlattıysam öyle bitireceğim seni! Ama… Tam sol tarafında senin var olmanı sağlayan şey….? Birden bir sesle irkiliyorum.
‘Canım ! puzzle’ın bir parçası eksik…’

ÇAĞRIŞIMLAR

       Bir varmış bir yokmuş. Evvel zaman içinde kalbur saman içinde bir prenses varmış. Prenses mi varmış?? E hani kalbur ve saman ikilisi benim aklım onlarda kaldı. Bir daha geçmeyecekler mi prensesin yanında?
       Develer tellal iken pireler berber iken uzaaak diyarlarda bir dev ve bir cüce yaşarmış... Dev ve cüce ? Şimdi deve devden mi çağrışmış yoksa pire cüceden mi ??  

1 Ocak 2012 Pazar

BİRİCİK (lerim)


  Paramedik gecesiii ! bizim gecemiz. Hersey güzel olmalıydı şık sade ve güzel olmalıydık. Yani en azında ben böyle olmalıydım. İki hafta önceden elbise bakmaya başlamıştım.Bir magazaya girdim tamda istediğim gibi bi elbise buldum ama benim canıımm arkadaşlarım sonra al dedi tabi bende her zaman onları dinlerim ya bugünde dinleyeceğim tuttu.’ Tamam almayalım.’ Ertesi gün 36 bedeni kalmamış üzüntüyle elime 38 bedenini aldım tabi kabinde onu denerken bir yandanda arkadaşimla telefonda konusuyordum ;‘ kalmamış işte bende şans yok ki  isyanlaaarrr isyanlar isyannlaaarr!'Umutsuzca yurda geri döndüm tek isteğim o elbiseydi yaa ama alıcaktım seni kestiricektim biçtiricektim ama sen benim olucaktın. Yaaa olur tabi 38 bedende gözümün önünden uçup gitti. Seni bulacaamm dedim ve son çare internetten sipariş verdim.Ve sonunda benim BİRİCİK elbisem gelmişti.Een sonunda geldi o beklenen paramedikler günü sabahtan panel düzenlendi oraya gittik arkamda benim bir alt dönemimden bir kız oturuyordu. Bir sesle irkildim senin elbisende aynıymışşş aynıymıiiiş aynıymışşş yankılanıyodu o ses yaa o kızın ağzından çıkıp sonsuz boşluğa yayıldı bile veee pişti ( daha bu ilk aynı elbise ) olduktan sonraki kişide görülen belirti ve bulgular : baş ağrısı, aynıymışşş aynıymışşş yankılanması, anksiyete! Bir şeyler yapmalıydım ya o başka bi elbise giymeli ya ben. Bir öneride bulundum kendi elbiselerimden bir tanesini denemesini istedim uzun panel sonunda yurda gittim uzun bir bekleyişin ardından en sonunda kız ! geldi. Dene dedim ama kalçaları büyükmüş hanımımın geçmezmiş oradan... Geçmesin dedim kaderime razı oldum. Şanssızsız kızım sen şanssızsın! Daha sonra arkadaşından o kızın saçlarını nasıl yapacağını öğrendim en azından o konuda pisti olmak istemedim. Hazırlıklar tamamdı bitti iste saçlarım her zaman ki gibi dümdüz klasik, çokta abartı olmayan bir makyaj ve o meşhur elbise… Mekana gittiğimizde kapıda bir kızla karşılaştık daha kimsenin gelmediğini söylüyordu içeri girelim dedik. Ufak bir kararsızlıktan sonra bir masaya doğru yöneldik kızla aynı anda üzerimizdeki  kabanlarımızı çıkarmaya başladık. Tanrımmm ! yine o ! yine o elbise ! benim BİRİCİK ( ne biriciği be ! ) elbisem. Ama o çok korkunç bir hale bürünmüş  kabanın yarıya kadar inmiş düğmelerini arasından sinsice bana bakıyor ve’ merhabaaa bak yine ben ‘ diyordu. Suratım çok ilginç bir hale gelmişti ikinci pişti sendromu! Giderek daha ağır bir vaka olmaya devam ediyordum. Bundan sonra beni  yüksek dozajda iltifatlar bile kurtaramaz. O kızdan en uzak köşeye oturdum. Kız mı dedim o kızlardan diyecektim diğeride var tabiî ki. O kadar moral bozukluğuna rağmen piste çıkıp dans ettim ama ben o kızdan kaçtıkça o dahada yaklaşıyordu. Aaaaaa yetmeliydi bu kadar! Ben gidiyorum. Hoşçakalın benim BİRİCİK ( kaç biricik ) elbiselerim. :(